267

Hangi Ayrılık?

Hangi sevgili var ki, ah senin kadar duyarsız ve kalpsiz?
Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz?
Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın?
Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın?
Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye?
Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye?
Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren?
Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren.
Hangi kırılası eller dolanır şimdi, kırılası beline?
Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde?
Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı?
Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı?
Hangi cama kafa atsam?
Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?
Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?
Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam.
Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam.
Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür?
Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür?
Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine?
Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene?
Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın?
Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın?
Hiç sanmam!…
Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! .
Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz.
Hangi mübarek dua,
Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye?
Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye?
Olur mu be! . olur mu?
Bu da benim gibi adama yapılır mı?
Aşk dediğin mendil mi?
Buruşturup bir kenara atılır mı?
Vefa bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı?
Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden?
Hangi pense kopardı bizi birbirimizden?
Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini?
Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini?
Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı?
Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı?
Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti?
Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti?
Dağ gibi adamı eze eze!…
Hangi anası tipli parlak çömeze,
Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze?
Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı?
Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı?
Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı?
Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı?
Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni?
Ve! Hangi su bağışlatır?
Hangi musalla temizler seni?
Bu nasıl ayrılık?

Yusuf Hayaloğlu

7 دیدگاه برای “267”

  1. چه خوب است که من این افتخار را دارم تا شمع وبلاگت را روشن کنم!!!
    ممنون
    اما من که لینک کردم
    شما هم اگه خواستی خوب خوبه …

  2. نوروز امیدی برای زندگی دوباره و خداوند بخشید آدم را و گنا ها نی را که بر دوش داشت. نوروز گندم را فرصت رویش داد، چشمه را فرصت جوشش و آفتاب را گرمایی برای آسایش .
    یک فرصت نو یک فرصت سبز که انسان دوباره در برابر اهریمن بایستد .
    دوستـان و ایرانیان همیشه سبز ، بهارانه ترین درودها تقدیمتان ، پاک ترین آب ها جاری بخش زندگیتان ، شعله ورترین آتش ها روشنی بخش دلهایتان ، وزنده ترین بادها زداینده غمهایتان و پرخیر و برکت ترین زمین ها رزق و معاشتان. از ایزد یکتا سرافرازی ، فر و شکوه ، عشق ورزی و ایرانی بودن را برای شما آرزو مندم .
    شاد باش و خجسته باد نوروزی را با سبدی از عشق و دوستی تقدیمتان می کنم .
    سبز سبز ، شاد و خرم * سر بلند و پیروز * هر روز نوروز ، نوروز پیروز

  3. سلام
    با اینکه خودم ترکم اما خیلی از این سر در نیاوردم…
    اما پست های پایین رو خوندم قشنگ بود…
    موفق باشید
    یا علی

دیدگاهتان را بنویسید

نشانی ایمیل شما منتشر نخواهد شد.

45 + = 50

این سایت از اکیسمت برای کاهش هرزنامه استفاده می کند. بیاموزید که چگونه اطلاعات دیدگاه های شما پردازش می‌شوند.